18 Şubat 2013

FETHULLAH GÜLEN İLLUMİNATİ'NİN ÜYESİ Mİ..?

FETHULLAH GÜLEN İLLUMİNATİ'NİN ÜYESİ Mİ..?


AMERİKA'DAKİ KÜRESEL İMAM FETHULLAH GÜLEN'İN ÇALIŞMA ODASINDAKİ BU TABLODAKİ  ESRARENGİZ  SEMBOL ÇOK KONUŞULACAK..
 
Üstteki resimde gördüğünüz  Fethullah Gülen birşeyler okuyor. Ancak, arkasındaki tablo oldukça dikkat çekici. İlluminati'nin sembolü  olduğu iddia edilen bu tabloda Üçgen Pramit'in ortasında yer alan "göz" görünümü de ayrıca dikkatlerden kaçmıyor.

Fethullah Gülen'in çalışma odasındaki bu tablo'nun büyütülmüş orjinal hali allta görülüyor.
Ey Sevili Okur,
Araştırın bakalım..
İlluminati'nin sembollerini internet üzerinden araştırın bakalım..
Nelerle karşılaşacaksınız...?
Bu bir tesadüf mü acaba..?
Yada...
...................................

İLLUMİNATİ http://www.samanyoluhaber.com/foto-galeri/dunyayi-saran-tehlike-illuminati/11479/


1 Amerikan Doları'nın üzerinde bu masonluğun simgesi var.







CEMAAT İLLUMİNATİ'YE Mİ  HİZMET  EDİYOR..?

***

Cemaat kurumlarına nasıl isim veriliyor..


 


Cemaat okullarının dünya genelindeki gelişim ve yayılmasını uzun yıllardır yakından takip ediyorum. Özellikle Fethullah Gülen’in Amerika Birleşik Devletleri’ne ‘yerleşmesinin’ ardından Amerikan halkının cebinden çıkan paralarla bu ülkedeki ‘Charter Schools’ sistemi üzerinden inanılmaz bir hızla ülkenin en büyük eğitim kurumları zincirinin sistematik bir şekilde oluşturulması sürecini dikkatle izledim. Bu süreçte ve hala devam etmekte olan camiaya yönelik başta vize usulsüzlükleri, mali yolsuzluklar gibi adli süreç ve iddialar nedense Türkiye’de gündeme gelmedi. Bugün ABD’de Gülen Cemaati ve okullarına karşı küçümsenmeyecek derecede tepki duyan, şüpheyle bakan ve mücadele eden ciddi bir kitle oluşmaya başladı. Önümüzdeki dönemde bu konuda ciddi gelişmeler olabileceği kanaatindeyim. Her ne kadar FBI resmi sitesinde cemaat kurumlarıyla olan ilişkisini açıkça ortaya koysa da; Fethullah Gülen CIA mensuplarının referanslarıyla[i] ABD’den Yeşil Kart aldıysa da unutulmamalıdır ki türlü kusuruna rağmen ABD bir hukuk devletidir. Gelelim esas konuya. Biliyorsunuz son günlerde çocuklara isim koyma konusu gündeme geldi. Önce Samsun Müftüsü sonra da Taraf Gazetesi yazarı Ramazan Rasim ve Zaman yazarı Beşir Ayvazoğlu çocuklara verilen isimler üzerine nitekim hakkında Diyanet’in de açıklama gereği duyduğu yorumlar yaptılar. İşte bu tartışmayı bir adım ileri taşımak istiyorum. Hazır Evrim ve Devrim gibi isimlere sahip kimselerin ilahiyatçılığını tartışırken cemaat kurum ve kuruluşlarının isimleri üzerinde de bir fikir jimnastiği yapmaya ne dersiniz? İSLAMİYET DIŞI SEMBOLLER İsimler tıpkı mimari, arma, renkler vs. gibi çok tanrılı dinler döneminden beri hermetik, mitolojik, ezoterik, kabala vb. inanç/düşünce sistemlerinin, gizli örgüt ve öğretilerin (Gül-Haç, İlluminati gibi) fetiş derecesinde önemsedikleri sembolizm kavramının çok önemli bir unsurudur. Bugün bu tür öğreti, akım ve yapılanmaların sayılı temel başvuru kaynaklarından biri olan Manly P. Hall’un ‘Tüm Çağların Gizli Öğretileri’ adlı kitabında sembolizm “gizemlerin en gizlisi ve en kadim olanı”[ii] şeklinde tanımlanır. Burada ilginç ve şaşırtıcı olan cemaat kurum ve kuruluşlarının adlarına baktığımızda yukarıda değindiğim İslamiyet dışı inanç, felsefe, mit, öğreti ve örgütlerin sembollerini yaygın bir şekilde kullanması. Geçtiğimiz günlerde Fethullah Gülen’in kendi sitesinde ve hareketin medya uzantılarında kendisinin cemaat dergilerinin mizanpajına kadar ilgilendiği bilgisinden yola çıkarak bu isimlerin Gülen’in bilgisi dışında verildiğini söylemek kolay değil.[iii] Öte yandan bu konuyu daha önce tartıştığım bir ‘hizmet gönüllüsünün’ “Müslüman olmayan ülkelerde nasıl İslami/Türk isimler verelim?” argümanı ise geçtiğimiz günlerde Güney Afrika Cumhuriyeti’nde açılan ve bünyesinde bir okulu da barındıran Nizamülmülk Külliyesi ile birlikte anlamını tamamen yitirmiş oldu. Müslüman nüfusun sadece %1.5 olduğu bir ülkede böyle bir isim verilebiliyorsa bu her yerde yapılabilir. NEW AGE ETKİSİ Mİ Cemaat kurum ve kuruluşlarının isimlerine baktığınızda göreceğiniz ilk şey inanılmaz bir kosmos, uzay, gökyüzü vurgusu. Mitoloji, çok tanrılı dinler, New Age dinler ve gizli öğretilerin temel öğelerinden olan bu konuların tek tanrılı bir din olan İslam dinine 'hizmet’ eden bir hareket tarafından bu kadar sık kullanılması şaşırtıcı bir durum değil mi? Aşağıda sadece bir kısmını sıraladığım isimlerleri okuduğunuz zaman aklınıza gelen din bir New Age uzay dini mi, yoksa İslam mı? ·    Sky Foundation (Gökyüzü Vakfı), ABD ·    Cosmicus Stichting (Kosmos Vakfı), Hollanda ·    Samanyolu TV ·    Cosmos Foundation (Kosmos Vakfı), ABD ·    Milkyway Education Center (Samanyolu Eğitim Merkezi), ABD ·    Feza Medya ·    Star College (Yıldız Koleji), G.Afrika ·    Sema Foundation (Sema Vakfı), ABD/Arnavutluk İSİM VERİRKEN GÖKYÜZÜNE BAKMAK Sayısız dini kaynaktan ve bizzat Kuran’dan tüm tek tanrılı dinler gibi İslam dininin de karşılaştığı engeller arasında gök cisimlerine ve onlarla ilişkilendirilen tanrı ile putlara tapmanın olduğunu biliyoruz. Nitekim Kuran’da çeşitli ayetlerde (örneğin Neml Suresi – Ayet 24/25; Fussilet Suresi – Ayet 37) bu durum anlatılmıştır. Bu isimleri Kuran çerçevesinde açıklamak mümkün. Ancak örneğin biz Türklerdeki Göktanrı gibi bir ilahı olan, semayı Şaman inancındaki gibi kudsiyetin merkezi sayan sayısız (Müslüman) topluluğun olduğu gerçeği ortadayken, çocukken hepimiz büyüklerimizce “Allah gökyüzünde değil, her yerdedir” diye uyarılırken cemaatin kurum ve kuruluşlarına isim verirken sıklıkla gökyüzüne bakması sizce de garip değil mi? Sadece İslam’ın değil tüm tek tanrılı dinlerin gökyüzüne, uzay ve oradaki cisim ile varlıklara inanan, medet uman, açık veya gizli tapan çevrelerle olan ‘mücadelesinin’ bittiğini söylemek kesinlikle doğru olmaz. Bu bağlamda monoteist dinlerden önceki inanç biçimlerinin büyük bir diriliş gösterdiği (Şamanizm, Paganizm, Mitraizm, Wicca vs.) ve New Age dinlerin (geçmişte Türkiye’de gündeme gelen Uzay dini Raelyanlık gibi) ortaya çıktığı bir dönemde bu inançların merkezinde yer alan, gizli, yarı gizli ve açık kimi cemiyetlerin felsefesinin terminolojisine devamlı bir şekilde referansda bulunulmasını anlamak oldukça güç. Geçtiğimiz günlerde Pennsylvania’da Gülen’i ziyaret eden Yeni Şafak yazarı Yusuf Kaplan bir yazısında[iv] laikliği, sporu, futbolu ve ulus devleti Neo-Paganizm olarak yorumlayabilirken nedense cemaatin bu Pagan sembollere olan ilgisini sorgulamak hiç aklına gelmiyor. Zaten kendisinin “Hocaefendi’ye” soru sorabilecek durumda olmadığını yine kendisinin ziyaret sonrasında yazdığı yazısından biliyoruz. Halbuki yine Kaplan bir başka yazısında güzelliklerin putlaştırılarak bitirildiğini yazmıştı.[v] DİNLER ARASI DİYALOG MESELESİ Kosmos temasından sonra cemaatin isim verirken ilham aldığı diğer bir alan ise meşhur ‘diyalog’ meselesi. Hareketin İslamcı çevreler dahil en çok eleştiri alan ve kimi çevrelerce destek gören boyutunu teşkil eden dinler arası diyalog vizyon ve vazifesini ortaya koyan isimlerden bazıları şunlar: ·    Harmony Schools (Uyum Okulları), ABD ·    Amity Schools (Dostluk Okulları), ABD ·    Tolerance Foundation (Tolerans Derneği), ABD ·    Peace Valley Foundation (Barış Vadisi Dernegi) , ABD ·    Peace Islands Foundation (Barış Adaları Derneği), ABD Öncellikle İslam dinine hizmet ettiklerini iddia eden bu camianın Ali İmran Suresi – Ayet 19’dan (Allah katında din, ancak İslâm dinidir) bihaber olduğunu elbette düşünmüyorum. Belli amaçlara hizmet edecek Ekümenik bir dünya dini yaratılması planının sadece İslam’a yönelik bir tehdit olmadığını malum çevrelerce Yunanistan’da yaşadığım dönemde Ortodoksluğa karşı yapılan operasyonlara şahit olduğumdan çok iyi biliyorum. Protestan/dönüştürülmüş ‘light’ bir İslam yaratma arzusu bugün iktidar ve cemaatin maşası olduğu diğer tek tanrılı dinlere karşı da yönetilen büyük bir proje (uydurma dini bayramlar vs.). Nitekim İslamcı düşünür Mehmet Şefket Eygi de ‘Yeni Bir Din Türetilmek İstiyor’[vi] başlıklı yazısında bu konuya dikkat çekmişti. Burada işaret edilenlerden bazıları şunlardı: ·    Kelime-i Tevhid'in ilk kısmını söylemek, gerektiğinde ikinci kısmını (Yahudileri ve Hıristiyanları üzmemek için) söylememek. ·    Kur'andaki "Allah katında (hak ve geçerli) din İslam'dır" temel inancını kaldırıp, onun yerine "Üç hak ibrahimî din vardır. Bunların üçünün mensupları da ehl-i necat ve ehl-i Cennet'tir" inancını getirmek. ·    İslam'ın tek hak din olduğu inancını kaldırıp, onun yerine üç İbrahimî hak din vardır inancını ikame etmek. ·    Yahudilerin ve Hıristiyanların, Hz. Muhammed aleyhissalatü vesselamın son Peygamber olduğunu inkar etmelerine önem vermemek. ·    Tevhid ile Teslis inancını, âmentü bakımından bir görmek. MEVLANA NEDEN KULLANILIYOR Ortodoksluğa değinmişken Gülen okullarına verilen isimler arasında Hristiyan teolojisine ait kavramların da bulunduğunu belirtmekte fayda var. Örneğin Belçika’da kullanılan ‘Lucerna’ bir Katolik ayini olan Lucernarium kelimesinden (Latince) geliyor. Benzer şekilde cemaatin Hollanda’daki seminer ve konferanslar gibi etkinlikler düzenleyen öğrenci ağının/derneğinin adı ‘Peritus’. Peritus Katolik kilisesinin Ekümenik Konseyi’ne tavsiyelerde bulunan teologlara verilen ünvan. Örneğin şimdiki Papa Joseph Ratzinger de bir Peritus idi.[vii] Bazılarının yukarıda yazdıklarıma “ama Mevlana ile ilgili isimler çeşitli yerlerde kullanılıyor” (Rumi Forum-ABD/Almanya, Rumi Diyalog Merkezi-İngiltere vs.) dediğini duyar gibi oluyorum. Konuya vakıf olanlarca bilindiği üzere Mevlana veya onların kullandığı şekliyle Rumi başta masonik inanış ve yapılar olmak üzere bu tür hareketler içerisinde önemli bir yer tutar. Bunun başlıca sebebi Mevlana’nın “Ne olursan ol, yine gel” sözünün bu çevrelerce kendi çıkar ve hedefleri çerçevesinde değerlendirme ve kullanılmasının bir sonucu. Buna bağlı olarak Mesnevi bugün birçok ülkede İncil’den sonra en çok satan kitaplardan biri. Mevlana (Amerika’nın en popüler şairi)[viii] İranlı/Pers sufist/şair olarak bilinir ve Türklük ile özdeşleştirilmez. Kısacası Mevlana’nın hümanizmi yaratılmak istenen evrensel din için geçmişten beri bir araç idi ve öyle olmaya devam ediyor. Dolayısıyla cemaat ile onu yaratıp bu sürece dahil eden güçlerin yüzyıllardır alışageldiği üzere bu yolda bu güzel ve özel insanı kullanması yeni bir durum değil. Yani diğer bir deyişle Rumi bu çevrelerin elinde kapitalizmine oyuncak olan Che figüründen farksız değil. YENİ BİR DÜNYA Başta (V)akit paçavrası olmak üzere ülkemizde kişi ve kurumları hedef göstermeyi ilke edinmiş bazı yayın organları ve çevreler olduğunu biliyoruz. Siyonist, mason, Ergenekoncu gibi yaftalar ile infazlarda bulunan bu kesimler nedense hiç kendi çevrelerine bakmazlar. Amerika merkezli operatörlerden cep telefonlarına İlker Başbuğ’un Yahudi olduğu yollunda SMS’ler atar, Eurovision temsilcimiz Can Bonomo’nun klibinde Illuminati mesajı verdiğini iddia ederler ama örneğin ‘Altın Nesil’[ix], ‘Işık Evi’[x] gibi uygulama ve kavramların yüzyıllardır kullanılan gizli örgüt (mason vs.) terminolojisinden geldiğini görmezden gelir, hasıraltı ederler. Bu duruma en güzel örnek en son Türkçe Olimpiyatlarında yaşandı. Gizli örgüt ve öğretilerin en bilinen slogan/ideallerinden biri olan, ABD dolarına kadar giren ve cemaatin göbekten bağlı olduğu Neoconlarca her fırsatta dile getirilen ‘Yeni Bir Dünya (Düzeni)’ Türkçe Olimpiyatlarının resmi şarkısı oldu. Bonomo’nun şarkısında Illuminati sembolleri arayan keskin gözler, kulaklar elbette yine kör ve sağır olmuştu. (http://www.youtube.com/watch?v=pmwutEIJ3Ow) MASON LOCALARIYLA AYNI İSİMLER Yine çok ilginçtir ki Gülen hareketine ait kurum ve kuruluşların büyük bir çoğunluğu ile aynı ismi taşıyan mason locaları dünyanın dört bir yanında mevcut. Bazı örnekler vermek gerekirse. ·    Harmony Masonic Lodge ·    Meridian Masonic Lodge ·    Amity Masonic Lodge ·    Pinnacle Masonic Lodge ·    HERCULES Masonic Lodge Buna bağlı oralarak Illuminati/Mason terminolojisi ve sembolizmi ile birebir örtüşen sayısız örneği sıralayabilirim. Romanya’daki Lumina, Burundi’deki Lumiere okulları ve Infinite Light adlı internet sitesi ve en önemlisi Gülen’in kendi kişisel internet sitesi Herkül (herkul.org) bunlardan sadece bazıları. Buraya kadar yazdıklarımın tamamı konusunda akıl ve mantık çerçevesinde ikna olabilirim. Ancak hiçbir açıklama bana Illuminati/Mason ritüelleri ve inançları içerisinde çok büyük bir önem taşıyan Herkül (Hercules) figür/sembolünün Fethullah Gülen tarafından bilinçsiz bir şekilde veya son günlerin moda tabiri ile sehven seçildiğine inandıramaz. CEMAAT KİMLERE HİZMET EDİYOR Gülen ve hareketinin İslam’dan kopup farklı denizlere yelken açtığı gerçeğini farklı bir pencereden sunmaya çalıştım ve bu kanaatimde yalnız değilim. Bakın İslamcı düşünür, yazar ve aktivist Hamza Türkmen bir yazısında ne diyor…. Artık Hizmet, adeta Bahailik veya Moon Hareketi gibi küresel bir dünya dini projesi peşinde. Moon tarikatı gibi neredeyse “Dünya barışı için küresel aile federasyonu”nu hedef almaktadır.[xi] Benzer şekilde Alman Der Spiegel de cemaati bir New Age dini olan Scientology’ye benzetmişti.[xii] Yine yukarıda referansda bulunduğum Eygi, İslam’ın dejenere edildiğini yazmış ve “Müslümanların içine modern İbn Sebe'ler, Hempher'ler, Lawrence'lar mı girdi?” diye sormuş ve “Mutlaka girmiş olmalı. Çünkü tek kimlikli bir Müslüman ne kadar akılsız ve ahlaksız olursa olsun, dini tahrip konusunda bu kadar şeytanlık, cinlik, hainlik, ifritlik yapamaz” diye cevaplayarak İslamî hareketin içine sızmış iki kimlikli sahte Müslüman Kriptolar, casuslar, ajanlar, provokatörler, istihbaratçılar bizi paramparça ettiler” diye eklemişti.[xiii] Sonuç olarak ABD’den sıradışı bir İslam (din) alimi olduğu için CIA kefaletiyle Yeşil Kart alan Gülen’in bu taraklarda bezi olmadığını kabul etsek bile o üstün din bilgisiyle yukarıda sıraladığım detaylardan bihaber olması mümkün değil. Dolayısıyla “ben yazmadım, kuzenim yazdı” türü açıklamalar özellikle kendi sitesi Herkül için geçerlilik taşımıyor. Sadece benim değil, yukarıda alıntı yaptığım İslamcı yazar ve düşünürlerin de Hizmet Hareketi’nin aslında kimlere hizmet ettiği konusundaki kaygılarını paylaşmamak mümkün değil. Hz. Muhammed diyalogcu değildi ve yine Eygi’nin bir yazısının başlığında dediği gibi “Bediüzzaman (da) Diyalogçu Değildi”[xiv].  ‘Yoksa Recep Tayyip Erdoğan’ın Milli Görüş gömleğini çıkardığı gibi Fethullah Gülen de İslam gömleğini mi çıkardı?’ diye sormadan edemiyorum kendime. Tantum religio potuit suadere malorum…[xv] K. Murat YILDIZ twitter.com/kmyildiz
[i] http://arama.hurriyet.com.tr/arsivnews.aspx?id=9276671 [ii] Manly P. Hall, Tüm Çağların Gizli Öğretileri, s. 237. [iii] http://www.herkul.org/index.php/herkul-nagme/9778-117-nagme-dergilerin-gelecek-say-lar-n-n-mizanpajlar-yap-l-rken-cok-oezel-goeruentueler [iv] http://yenisafak.com.tr/Yazarlar/?t=24.08.2012&y=YusufKaplan [v] http://yenisafak.com.tr/Yazarlar/Default.aspx?t=04.06.2012&y=YusufKaplan [vi] http://www.milligazete.com.tr/makale/yeni-bir-din-turetilmek-isteniyor-238496.htm [vii] http://en.wikipedia.org/wiki/Peritus [viii] http://news.bbc.co.uk/2/hi/south_asia/7016090.stm [ix] Jenny White, Muslim Nationalism and the New Turks, s. 37. [x] Manly P. Hall, Tüm Çağların Gizli Öğretileri, s. 667 . [xi] http://www.haksozhaber.net/ben-islamci-degilim-diyenler-ve-gulen-cizgisi--25837yy.htm [xii] http://www.duzceyerelhaber.com/haber-detay.asp?id=7422&gulen_cemaati_scientology_gibi [xiii] http://www.milligazete.com.tr/makale/islam%C3%AE-hareket-nasil-dejenere-edildi-246975.htm [xiv] http://www.milligazete.com.tr/makale/bediuzzaman-diyalogcu-degildi-246693.htm [xv] Lucretius

ODATV


http://bmajans.blogspot.com/2012/10/cemaat-illuminatiye-mi-hizmet-ediyor.html



İlluminati’nin İslami ayağının başında Fethullah Gülen var”

Devamı için: http://jonturk.com/2011/10/07/illuminatinin-islami-ayaginin-basinda-fethullah-gulen-var/ | JÖNTÜRK - Sine Qua Non
İlluminati’nin İslami ayağının başında Fethullah Gülen var

Devamı için: http://jonturk.com/2011/10/07/illuminatinin-islami-ayaginin-basinda-fethullah-gulen-var/ | JÖNTÜRK - Sine Qua Non
http://jonturk.com/2011/10/07/illuminatinin-islami-ayaginin-basinda-fethullah-gulen-var/


























----------------------------------------------------------

ERGENEKON'UN ARKASINDA FETHULLAH GÜLEN VAR !

ERGENEKON'UN ARKASINDA FETHULLAH  GÜLEN VAR  !
"Ergenekon diye bir örgüt yoktur, bu Ergenekon tertibinin arkasında Fethullah Gülen vardır !" diyen Gareth JENKİNS bu iddiasını yayınladığı bir raporla belgeledi. Raporu görmek için üstteki resmin üzerine tıklayınız !...

Dicle Üniversitesi’nin 2009-2010 Akademik Yılı açılış törenine katılan Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, PKK terör örgütünün renklerinde elbise giymiş bir genç kız tarafından çiçeklerle karşılandı. Çiçeklerde PKK renklerini barındırıyordu. DTP'li Diyarbakır Belediye Başkanı Osman Baydemir , Arınç'a hitaben "mensubu olduğum camia size büyük bir sempati duyuyor" dedi.Bülent Arınç bu Diyarbakır gezisinde bol bol gözyaşı döktü, ağladı, hasret giderdi.... Kendisini karşılayan genç kızla kucaklaştı... Osman Baydemir ve yandaşları Bülent Arınç'ı niye bu kadar seviyor acaba ?....

İŞTE KÜRT AÇILIMI BU !...

İŞTE  KÜRT  AÇILIMI  BU !...
İŞTE, AKP İLE EŞKİYABAŞININ MECLİSTEKİ UZANTISI OLAN DTP ARASINDAKİ BUZLARI ERİTEN MÜTHİŞ BULUŞMA !... AKP'Lİ TBMM BAŞKANI MEHMET ALİ ŞAHİN, KÜRT AÇILIMI BÖYLE OLUR, DERCESİNE DTP'Lİ MİLLETVEKİLİ SELAHATTİN DEMİRTAŞLA BÖYLE KUCAKLAŞIYOR... İMRALI'DAKİ EŞKİYABAŞI BU GÖRÜNTÜLERDEN OLDUKÇA MEMNUN OLMALI DEĞİL Mİ ?...

İYİ BAKIN, SİYASETİN RANTINI YİYENLER NASIL DEĞİŞİYOR !

İYİ BAKIN, SİYASETİN RANTINI YİYENLER NASIL DEĞİŞİYOR !
SON OSMANLI HANEDANI !...

ARŞİV YAZILARIM

DENİZ FENERİ HORTUM ŞEBEKESİ !

ABD'NİN STRATEJİK ORTAĞI ve BOP EŞBAŞKANI, BU ADAM KİME HİZMET EDİYOR ?

ABD'NİN STRATEJİK ORTAĞI ve BOP EŞBAŞKANI, BU ADAM KİME HİZMET EDİYOR ?
Başbakan Erdoğan, ABD'nin "The Wall Street Journal" gazetesinde 31 Mart 2003 tarihinde kendi imzasıyla yayınlanan bir yazısında "IRAK'TA YAŞAYAN ABD'Lİ KAHRAMAN BAY VE BAYAN ASKERLERİN, EN AZ ZAYİATLA ÜLKELERİNE MÜMKÜN OLAN EN KISA ZAMANDA DÖNMELERİ İÇİN DUA EDİYORUM ! demiş. Peki, Başbakan'ın bu sorumsuz açıklaması üzerine soruyoruz ! Ortadoğu coğrafyasında yıllar yılı dökülen kanın hesabını kim verecek ! Kim verecek !!!